Artı Değer Yaratan İşlere Odaklanmalıyız

Vedat Özçelik- Tatko Grup CEO'suYOLL-Hayatı nasıl görüyorsunuz, şahsi hedefleriniz nelerdir, hayatın keyfini nasıl çıkarıyorsunuz, günümüzde hayatını kaliteli yaşamak sizin için ne anlama geliyor. Dostlarımıza iyi yaşamanın kodlarını verebilirmisiniz? İyi yemek, iyi müzik, iyi eğlence sizin için ne demek?Yaşam müthiş bir serüven. Yeter ki rutinden çıkıp farkına varalım. Ona anlam katmak, güzelleştirmek hem kolay hem de zor. Ama yaşadığımız coğrafyada egemen kültür yaşamdan “tat” almak üzerine değil, onun adına endişelenmek, hüzünlenmek ve korkmak üzerin gelişmiş her nasılsa…
Dostlar bu yolculuğun an anlamlı kısmını oluşturuyor aslında. İnsanın ailesi ve dostları! İyi yaşamın iki olmazsa olmazları!
İstanbul iyi yemek açısından giderek zenginleşen bir yer oldu. Özellikle son yıllarda yeni arayışlar peşinde koşan mekânlar ve şefler ve bu işe iddialı hazırlanan girişimcileri gözlemliyorum. Bu anlamda henüz yolun başlarında olan bir kent olmasından ötürü daha uzun süre her birkaç ayda bir yeni bir mekân keyfi yaşamanın tadını çıkarmaya devam edeceğiz galiba.

YOLL-Tatko gibi bu sektörün en eski camialarından birinin dümeninde olan bir kaptan olarak bu geminin nereye gittiğini söyler misiniz?


Tatko Lastik Gurubunda çeşitli işlerimiz var. Farklı şirketlerimiz var. Ancak tümü lastik etrafında dönüyor lastik ile ilgili.
Her biri kendi alanında iddialı, liderlik ve farklılık peşinde. İyi bir kadromuz var. Takım oyunu oynayan, iş yönetim süreçlerinde mümkün mertebe “I.T.” odaklı, katma değerli işler yapmaya ve bunu kurumsallaştırmaya gayret ediyoruz.
Tatko 1927 yılından, 1998 yılına kadar Goodyear distribütörlüğü yaptı. Distribütörlüğü devrettiğimizde lastik alanında biri henüz kurulmakta olan, 2 küçük şirketimiz vardı. 1998 yılında 28 milyon Dolar ciromuz vardı 350-400 bin adet lastik satışımız vardı. 2009 ciromuz 70 milyon dolar. 2.5 misli arttırmışız üstelik Goodyear distribütörlüğü yokken. Lastik adedi olarak bu yıl sonunda 300 bin adedi geçmiş olacağız. Ancak özellikle tüketici gurubunda 2011 yılında artışımız çok yüksek olacak.

YOLL-Tatko grubunun en önemli iş ünitesi nedir? Bu ünite ile ne gibi hedefleriniz var?

Her iş birimimiz çok kıymetli benim için. İnanmadığım, artı değer yaratmayacak, sadece konjoktürel işleri hep eledim. Geçmişte yapıp sadece bir miktar para kazandığımız kaç işi sona erdirdim. Bugün de geleceğine veya kendi başarı şansımıza inanmadığım bir işimiz olursa, karına zararına bakmadan çıkarız. Ancak şu dönem için ön planda olan işimiz; Lastik Park. Daha 7 aylık bebek. Ancak siz de yakından biliyorsunuz ismiyle, logosuyla, fikriyle 2007’den beri hazır olan bir projeydi. Çeşitli nedenlerle 2009 Aralık’ta düğmeye bastık.

Bir diğer öncelikli ve önemli işimiz de Kazakistan-Kırgızistan ve Özbekistan’daki OTR lastikleri operasyonumuz. Geçen yıl krizden çok etkilenmiş olan bu iş birimimizde ciddi bir hareketlenme var. Bu yıl Şubat ayında önemli iş birliklerine imza attık. Gelecek için çok heyecan verici.

YOLL-Lastik dağıtımı konusunda en tecrübeli şirketlerden biri olarak şu anki lastik işinde konumunuz ve hedefleriniz nelerdir?
Genel konuşacak olursam, Türkiye’de gerekli büyüklükte lastik dağıtım şirketlerinin sayısı az. Türkiye Dünyanın en büyük 16cı ekonomisi, 73 milyon nüfusa, 6 lastik fabrikasına, 30 milyondan fazla lastik üretimine ve 10 milyon yenileme pazarına sahip bir pazar. Ancak görüntü şöyle; aşağıda, 5.000 civarında lastik satıcısı, yukarıda 6-7 büyük oyuncu, ortada ise birkaç küçük – orta boy lastik dağıtım şirketi var. Koca ülkede orta büyüklükte perakende ağına sahip kimse hiç yok. 10 adet, 20 adet perakende mağazaya sahip tek firma yok! Tabandaki lastik satıcısı, lastik bayii hep aşağıda. Yıllar geçiyor durum değişmiyor. Benzer pazarlara mukayese edin, sonucu şaşırtıcı bulacaksınız.
Son 5 yıldır klasik yöntemlerle yürüttüğümüz işimizi, lastik satıcısı, lastik üreticisi ve bizim için daha kaliteli bir platforma taşımak adına Lastik Park projesine girdik. Zira Lastik Park lastik dağıtım anlamında sektörde en iddialı iş yapış biçimi değil mi sizce de?

YOLL-İş makinesi konusunda hem ticaret hem de kaplama konusunda iddialı bir şirketsiniz, stratejik yaklaşımınız nedir? Nasıl bir perspektifiniz ve gelecek öngörünüz var? İş makinesi lastiklerinin kaplama ve yeni lastik satışında lideriz. Liderliğimiz sadece adetsel büyüklükte değil, kalitede. Kaliteden kastım verdiğimiz hizmetler, sunduğumuz ürünler yani toplam paket. Şu an vinçli, 4 servis kamyonumuzla ülkedeki alışkanlıkların ve beklentilerin çok üzerinde konumlandık. Bunu daha da arttıracağız. 2 hafta önce Avrupa’da bir yol şantiyesi ziyaret ederek inceledim… Oradaki standartların da üzerinde kabiliyet ve vizyonumuz olduğunun farkına vardım. Öğreneceğimiz çok şey de yok değil. Onları da detaylı olarak analiz ettik. Muhtemelen 2011 yılında bazı büyük alt yapı işlerinde bunları ilk kez devreye sokacağız.

YOLL-Lastik satış mağazaları zinciri “Lastikpark” konusunda başarılı bir start verdiniz, kısa ve orta gelecekte “Lastik Park” nerede olacak?
Lastik Park projesinde ödün vermeyeceğimiz ilkelerin başında “kaliteli iş ortağı” anlayışı var. Hali hazırda 50 bayilik verdik. 40’tan fazlasının tabelası takıldı. Görüp de, beğenmeyeceğiniz tek nokta olacağını sanmıyorum. Daha ilginç bir istatistik vereyim; Mevcut Lastik Park bayilerindeki rot hizmetleri dâhil servis veren noktaların oranı muhtemelen en yüksek bayilik zinciriyiz. İyi başladı, çok iyi gidiyor. İzmir ve Ankara bölgelerini açtık. Sene bitmeden Trabzon ve Adana bölgelerini açacağız.
Lastik Park Türkiye lastik pazarındaki bir gerçeğe hitap ediyor. Bu gerçekliğe ilk cevap veren marka değiliz. Bizden önce başlayanı var. Bizden sonra başlayanı da var. Ve bence lastik pazarı en az 3 adet bu tip zincire cevap verecek büyüklükte. Bu Türkiye lastik pazarının daha renkli, daha çok sesli olmasını sağlayacaktır. Türkiye lastik pazarı uzun zamandır kendi büyüklüğüne yakışmayacak kadar az renkli ve as sesli bir pazardı.
Şimdi lastik ticareti ile uğraşanların Dünyasını zenginleştirecek, üreticilere önemli “çözüm ortaklığı” sunacak yapılar gelişiyor. Tüm sektör için çok önemli buluyorum. Lastik Park Türkiye lastik tarihi açısından önemli bir misyon yüklenmek demektir. Geçen hafta tüm ekibimle yaptığım ilk toplantıda da söyledim: Biz sadece Türkiye’nin en eski ve Cumhuriyetle birlikte kurulmuş tek şirketi olan, Tatko’nun 83 yıllık mirasına, karşı değil, Türkiye lastik pazarına karşı da sorumluluk taşıyoruz. Dünya’da başarıyla uygulanan, birçok örneği olan bir iş modelinin Türkiye’de başarılı olabileceğini kanıtlamak ve yeni bir iş segmentinin imajını korumak, yükseltmek misyonumuz arasında.
YOLL-Lastik yara tamir malzemeleri konusunda faaliyetleriniz ve gelecek planlarınız nelerdir?
Güzel bir nokta. Bu sorunun cevabı; Tip Top Asistance! Kısaca TTA. Hep yeni, farklı, kalıcı ve uzun vadede farklı değerler üreten işleri yapmanın peşinde oldum. Şimdi Tip Top Asistance ile otomobil servisleri ve lastikçilerin a’dan z’ye tüm ihtiyaçlarını şu ana kadar hiç olmamış bir yöntemle sunmaya başladık. Başladık diyorum galiba Tatko’da teorik ve planlama kısmına biraz fazla önem atfediyoruz. Tamamen “on line”, her üründe en kalitelisini, makul fiyatla, muhakkak eğitim ve bilgilendirmesiyle ikmal eden bir proje. Şu an tek araç ile hala sistemi sınıyor, eksiklerimizi gideriyoruz. Tamam dediğimiz zaman, 10-15 araçla pazarda olacağız. Ben de heyecanla bekliyorum. Bakalım!
YOLL-Ülkemizin bölgesel bir güç ve lojistik bir düğüm noktasında olması size buradan hareketle uluslararası operasyonlar için bir bakış veriyormu? Bu konuda neler yapıyorsunuz?
Sanırım Türkiye’de bir ilki yapıyoruz ve bunu yapan tek şirketiz. Irak’ta; Mezzo Tire, Ukrayna’da; Ukr-Tatkap, Kazakistan’da; KTR Ltd ve Tatkap Kazakistan Ltd. şirketleri ile Türk lastik sektöründen Ortadoğu ve Orta Asya’ya gidip yerelleşen, bilgi ve insan transfer eden tek şirketiz. Yurt dışında 4 şirket ile 4 milyon dolardan fazla yatırım yaptık.
Kaplama malzemelerinde yine yarattığımız, kendimize ait T-Max markasıyla zarf ürettiriyoruz. Bu zarfları Avrupa’da ürettiriyor, Avrupa’da, Amerika, Ortadoğu, Türkiye ve Kafkaslarda satıyoruz.
Küba’da bu yıl yapılacak 2 kaplama tesisi için teklif hazırladık. Ayrıca 2 marka için lastik teklif ettik sonuçları bekliyoruz.
İran’da bir kaplama tesisi kurduk faaliyete geçti, şu an Gürcistan, Özbekistan, Uganda, Irak, Suriye’de kamyon lastikleri kaplama tesisleri için teklifler verdik veya temaslar seviyesinde projeleri olgunlaştırmaya gayret ediyoruz.
3 ayrı firma ile OTR lastikleri kaplama tesisi kuruluşu görüşmelerimiz var.
Ukrayna’da Odessa’da depomuz faaliyete geçti. Kiev’de Temmuz ayında bir tesisin montajını yapıyoruz. Hâlihazırda Ukrayna’da tüm kaplama malzemelerinin lojistiğini günlük yapan tek firmayız.

YOLL-Uzun yıllar Goodyear markası ile özdeşleşen Tatko’nun şimdi birçok majör marka ile organik ilişkilerde bulunması başlangıçta şirkette ve sizde bir yabancılık yarattımı? Şimdi durum nedir?
Yaratmadı dersem doğru olmaz. Garip bir duyguydu. Ama Pazar gerçekleri karşısında durulmuyor. Bir yerde bir değişim ihtiyacı varsa o değişimi ancak erteleyebilirsiniz, durduramazsınız. Türkiye lastik pazarı dinamik, daha renkli, çok sesli olmayı hak eden bir pazar.
Tatko Goodyear’a verdiği sözü tuttu ve 1999 ile 2004 yılları arasında tek marka Goodyear ile devam etti. O dönemde Avrupa’nın en önemli 2 lastik üreticisinden biri bizimle görüştü. Ancak Tatko ilkeleri böyle bir iş birliğini ret etmemizi gerektiriyordu. Herhangi bir firmanın kolay, kolay hayır diyemeyeceği bir markaya sözümüz gereği hayır dedik.
Sonuçta bir değişimin gereğini ya yerine getireceksiniz, ya da gerileyeceksiniz. Sanırım son 5 yıldaki gelişimimize bakınca doğru zamanda, doğru işler yaptığımızı söyleyebilirim. Bu durum durduk yerde değil tamamen pazarın talebi ile gerçekleşti. Ancak moda deyimle farklılıkları değil, benzerlikleri, ortaklıkları öne çıkarabilen, artık Dünya’ya Siyah ya da Beyaz diye bakmayan, empati yapan ticari şirketler kazanan şirketler oluyor.
YOLL-Lastik sektörünü genel olarak nasıl değerlendiriyorsunuz? Sektörde doğrular ve yanlışlar sizce nelerdir?
Türkiye Avrupa Birliği yolunda ilerliyor, yasaları o yönde çıkarıyor. Ancak lastik pazarında satıcı-ikmalci ilişkilerini AB ile mukayese edersek ne görürüz? İkmalci birçok firma yeni Pazar şartlarına uygun bir yaklaşın içinde olduğunu görmekle birlikte hala pazardaki değişimi frenleme gayretleri de var maalesef.
Bunu frenlerken tek amaç değişimi geciktirmek galiba.
Yine dönelim Türkiye’yi Ortadoğu ile mukayese edelim. Orada ne görüyoruz? Türkiye’deki lastik bayilerinin belli noktalarda hem Avrupa hem de Ortadoğu’daki ülkelerden çok daha geri ve lastik satıcıları aleyhinde. Türkiye’nin tüm komşularındaki lastik piyasalarını yakından biliyorum, izliyorum. K.K.T.C dâhil, Türkiye’nin hiçbir komşu ülkesinde bu kadar bayi aleyhinde ağır mekanizmaların olduğu bir pazar yoktur. Türkiye’deki lastik satıcısı, sermayesini, mülkiyetini, aile bireyleri ile birlikte zamanını adadığı lastik ticaretinden elde ettiği değer Türkiye’yi çevreleyen tüm ülkelerdeki lastikçilerden daha azdır.
Türkiye’deki ortamla büyüklükteki bir lastik satıcısını alın Yunanistan’a götürün, Azerbaycan’a götürün, Suriye’ye götürün, Irak’a götürün. Tüm bu ülkelerde nasıl daha karlı olacağını ve daha hızlı büyüyeceğini görürsünüz.
Haksız bir transfer var lastik satıcılarından yukarı doğru. Kar yok, büyüme yok. Tek yönlü bir sermaye ve risk kullanımı var. Lastik bayii, evini ipotek ederek lastik alıyor, zamanını parasını tahsil etmenin peşinde harcıyor. Ancak son yıllarda hızlanarak artan değişim var ve gelecek adına çok iyimserim.

Bu yazıya yorum ekleyin